Diplomasi koridorlarının dili olsa da konuşsa…

Mehmet Öğütçü’yü tanımıyorum. Meslekten diplomat olduğunu fakat “büyükelçi” unvanı almadan meslekten ayrıldığını ve iş dünyasına yöneldiğini, bir …

Mehmet Öğütçü’yü tanımıyorum. Meslekten diplomat olduğunu fakat “büyükelçi” unvanı almadan meslekten ayrıldığını ve iş dünyasına yöneldiğini, bir nevi iş diplomasisi alanında önemli bir yer edindiğini bahsedeceğim kitabın yayınlanma sürecinde duymuştum.

KİNG

Ancak “Bir Başkadır Diplomatların Dünyası” kitabını Öğütçü ile birlikte kaleme alan Melih Aşık’ın da sınıf arkadaşı, Mülkiye’deki lakabıyla “King”i, E. Büyükelçi Uğur Ergun’u iyi tanırım. “Tanımak” demek ne demek, büyüğüm olmakla beraber iyi dostumdur. O, Dışişleri camiasının en renkli diplomatlarından birisidir. Ayaklı bir bilgisayar, bellek gibidir. İlişkiler gurusudur. Kadıköy Maarif’ten, Mülkiye’den bu yana gelen arşivi inanılmazdır. Ergun’la bizi tanıştıran ise yine yakın arkadaşı E. Büyükelçi Osman Korutürk. Kimi insan arkadaşlarını başka arkadaşlarıyla tanıştırmakta cömerttir. Kimi cimridir. Korutürk, uygun kişileri birbiriyle tanıştırmakta cömert olanlardan. O yüzden onun birçok arkadaşı, sonradan benim de arkadaşım olmuştur. Ergun, onların başlıcalarındandır. Aynı şekilde Ergun da uygun arkadaşlarını uygun olanlarla tanıştırmakta cömerttir. Birçok büyükelçi arkadaşıyla olduğu gibi, Can Gürzap gibi sanat dünyasından, Güneri Civaoğlu, Şeyda Taluk gibi basın dünyasından arkadaşlarıyla tanıştırmıştır beni. Ondan dinlediğim Hariciye koridorlarında, diplomatik temsilciliklerimizde yaşananlar, hikayeler inanılmaz renklidir. Şunu da not edeyim; Uğur Ergun kadar omurgalı, prensip sahibi olup da “büyükelçi” unvanına erişmek çok zordur Dışişleri’nde. Örneğin yine o karakterdeki ve söz konusu unvanı fazlasıyla hak ettiği halde başkonsolos kalan Asım Temizgil gibi yıldız diplomatlar bilirim.

DİPLOMATLARIN DÜNYASINDA

Diplomatların dünyası hakikaten de bir başkadır. İlk yakından tanıdığım diplomat, fakültede 12 Eylül’den önce diplomasi hocamız olan E. Büyükelçi Mahmut Dikerdem’di. Barış Derneği’nin başkanı da olan ve 12 Eylül cuntası döneminde tutuklanan Dikerdem’in bir özelliği de Dışişleri’nin, eski tabirle Hariciye’nin “büyükelçi unvanı” alan tek sosyalist siması olmasıdır. Benim bildiğim başkası yok. Diplomatlıktan gelmeseler de iki de Dışişleri Bakanı hocam oldu. 12 Eylül öncesinde eski Dışişleri Bakanlarından Hayrettin Erkmen de hocam olmuştu. 1979’da AP azınlık hükümetinde Demirel’in Dışişleri Bakanı olarak atanmıştı Erkmen. 12 Eylül’den sonraki siyasi yasaklardan dolayı üniversiteye dönen Ecevit’in kurduğu ilk hükümetin Kıbrıs Barış Harekatı sırasındaki Prof. Dr. Turan Güneş de hocam oldu. İzmir’den gelen cenazesini Şişli Camii’nden kaldırdık ailesiyle birlikte öğrencileri olarak. Güneş, 12 Eylül yönetimine kahrından öldü kalp krizi geçirip.

Prof. Dr. Haluk Ülman’a ayrı bir parantez açmalıyım. Hem lisans hem yüksek lisans dersleri aldığım ve yakın bir ilişkimiz olan Ülman da 12 Eylül öncesinde Ecevit’in MYK’sında yer almış ve aslında Ecevit’in Kıbrıs, Ege konularında “akıl hocası” olan bir dış politika ve uluslararası ilişkiler gurusuydu.

Benim dış konulara ilgim ve ilişkilerimin dönüm noktası ise 2011 başlarında E. Büyükelçi Osman Korutürk’ün siyasetten gelen öneriyle CHP Genel Başkan Yardımcısı olması ve onun da beni danışman olarak takımına davet etmesidir. Korutürk, Dışişleri’nin en donanımlı, çok yönlü birikimi olan, en saygın isimlerindendi. Korutürk, halen de CHP Dış Politika danışma Kurulu’nda ve ben de fahri olarak danışmanlığını sürdürüyorum. Bu bahis asıl bahis olmadığı için kısa keseyim; diyebilirim ki Korutürk’le çalışırken dış politika ve uluslararası ilişkiler alanında doktora yapmış gibi hissettim. O sayede Odatv’de 2012’den bu yana geniş bir yelpazem olmakla birlikte çok sayıda dış politika yazısı kaleme alabildim.

KİLOMETRE TAŞI

Uğur Ergun’dan da onca sohbetimizde o kadar çok şey öğrendim ki… Ergun, ders verir gibi anlatmaz ama siz anlatıklarından o dersi alırsınız. Ergun’a annesi ilkokulu bitirirken “Hariciyeci ol,” der ve ekler “Ankara’daki Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdikten sonra..”

Ergun, İstanbul’daki annesinin neye dayanarak ve hangi itkiyle genelde Ankara’dakilerin bildiği Hariciye’ye kendisini yönlendirdiğini hala merak eder. Geçenlerde Galata’da buluştuğumuzda o konu yine gündeme geldi. Zaten bu önemli kilometre taşı kitapta da yer alıyor.

“TARİHÇİLERDEN, AKADEMİSYENLERDEN FARKIMIZ”

Dışişleri mensupları yaşanmış renkli hikayeleri, birbirinden ilginç dedikoduları kapalı devre anlatılır ve çoktur. Kimi anılar zorluklara, risklere; kimileri keyifli anlara, kimileri mesleki başarılara ilişkindir. İşte “Bir Başkadır Diplomatların Dünyası” daha önce bir yerde okumadığınız, duymadığınız nefes kesici hikayeler içeriyor. Özgün üslupları, geniş yaşanmışlık dolu hikayeleri ve zengin muhitleri olan iki diplomat, Ergun ve Öğütçü başlarından geçen hikayeleri, anılarını, diplomasi anlayışlarını ve hayata bakışlarını sentezleyerek ilham veren okuma ziyafetine dönüştürüyor. Bununla kalmayan ikili, ayrıca Dışişlerinde beraber çalıştıkları Namık Tan, Şakir Fakılı, Ömer Önhon, Pulat Tacar, Ayşenur Alpaslan gibi diplomatlardan da hikayelere yer veriyorlar.

İkili, “Sonsöz”de şöyle diyor: “Tarihçilerden, akademisyenlerden farkımız, onlar gibi referans kaynaklara dayanarak hikaye yazmıyoruz, bizzat içinden yaşıyoruz, tarihin seyrinin nasıl şekillendiğini görüyoruz, mütevazı boyutlarda da olsa o süreçlere katkıda bulunuyoruz. Tarih yapan şahsiyetler ile aynı masada oturuyoruz. (…)

Geleceğin genç diplomatlarına, diplomasiye meraklı olanlara, karar alıcılara, ilgi gösterip bu kştabı eline almış olanlara farklı açılardan hkayelerimizi bir nebze yansıtabilmişsek ne mutlu bize.”

Bence yansıtmışlar… Okuduğunuzda siz de aynı kanıya varacaksınız. Bundan eminim. Diplomasi koridorlarının dili olsa da konuşsa, denir ya hani, işte bu kitapta konuşulanlar yazıya dökülüyor.

Muzaffer Ayhan Kara

Haberi Kaynağından oku: Oda TV

Not : Bu haber ODATV internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi yeniistiklal@gmail.com adresimize gönderebilirsiniz.