MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Bergen affetse de devlet affetmesin

Ana SayfaVideo GaleriBergen affetse de devlet affetmesin
Bergen affetse de devlet affetmesin

SALİHA SULTAN Caner Alper ve Mehmet Binay’ın yönettiği Bergen filminin senaryosunda Yıldız Bayazıt ve Sema Kaygusuz’un imzası bulunuyor. Görüntü ...

08 March, 2022, Tuesday 01:23
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

SALİHA SULTAN

Caner Alper ve Mehmet Binay’ın yönettiği Bergen filminin senaryosunda Yıldız Bayazıt ve Sema Kaygusuz’un imzası bulunuyor. Görüntü yönetmenliğini Boşnak Mirsad Herovic’in üstlendiği filmin müziklerinde ise Mazlum ve Saki Çimen yaptı. Farah Zeynep Abdullah’ın Bergen’i, Erdal Beşikçioğlu’nun eski koca Halis’i canlandırdığı filmde, Nergis Öztürk, Tilbe Saran, Şebnem Sönmez, Ali Seçkiner Alıcı, Ahmet Kayakesen gibi usta oyuncular da rol alıyor. Orkestra Content yapımı filmde, annesiyle birlikte bir hayat mücadelesi veren, 23 yaşındayken evlendiği Halis Serbest tarafından önce dövülen, ardından yüzüne kezzap atılarak bir gözünü kaybeden Belgin Sarılmışel’in 30 yaşındayken eşi tarafından 6 kurşunla öldürülmesine kadar olan yaşam hikayesi beyazperdeye taşınıyor.

Bugün 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü. Televizyonlarda, gazetelerde, sosyal medyada binlerce kadın hikayesi önümüze gelecek. Kocasının, sevgilisinin, babasının, ağabeyinin şiddetine maruz kalan, iş ve sosyal yaşamda birçok mağduriyet yaşayan bütün kadınlar için üzüleceğiz. Şimdi şöyle bir kadın düşünün: Terk ettiği ve barışmayı kabul etmediği eski kocası tarafından bir gece vakti yüzüne kezzap atan bir kadın. O kadın şarkıcı Bergen. Yaşadığı bu trajedinin ardından bir gözünü kaybeden Bergen, iki yıl sonra sahnelere dönmeye cesaret edebildi. Kocası tarafından kör edilen gözünü ışıltılı bantlarla kamufle eden Bergen’in hayranlarına ilk sözü ise şu oldu: “Beni dinleyin ama benim için üzülmeyin!” Ardından, şu an sinemalarda vizyonda olan Bergen filminde sanatçıyı sahnede ‘Benim İçin Üzülme’ şarkısını söylerken görüyoruz. Kumral saçları artık sarıdır ve üzerine kar gibi beyaz bir elbise giymiştir. Yaşadığı acılar onu değiştirmiştir. Bugünlerde izleyen herkesin dilinde olan Bergen filmi, az önce bahsettiğim bu performansın kulis görüntüleriyle başlıyor. Kuliste, küllerinden yeniden doğan bir kadın görüyoruz. Yani Bergen’in artık ‘Acıların Kadını’ olduğu o anı. Sahneye çıktığında ise o artık güçlü bir kadın. Bu sahneden önceki her sahne ise keşke hiçbir kadın acılarla güçlenmese dedirtiyor insana.

Bergen, arabesk müziğin 80’li yıllarına damga vuran, 1981’de eski kocası tarafından kurşunlanarak öldürülen bir sanatçı. Film, sanatçının ölümünden 33 yıl sonra hayatını beyazperdeye taşıyor. Türk sinemasında biyografik yapımlar her zaman birçok tartışmaya neden olsa da, Bergen filmi için bu tartışmaları yapmak manasız. Film, kalbe tam anlamıyla dokunuyor. Geri her şey anlamsız kalıyor. Çünkü, beyazperdede izlediğimiz hikaye kendisi bir şiddete maruz kalmasa bile, annesinin, ablasının, arkadaşının yaşadıklarına tanık olan izleyici için ne eksik, ne fazla. Öte yandan arabeskin kraliçesi Bergen’in yaşamı, Türkiye’de ‘arabesk’ bulunan, otoritelerce dinlenmeyen, birçok kurumda baştan savılan bütün kadınların anlatmak istediğini tek kalemde herkese anlatıyor.

Mersin’den Ankara’ya, Ankara’dan Adana’ya uzanan sanatçının yaşamı, geçmişte de günümüzde de var olan kadına yönelik şiddetin Türk sinemasında bugüne kadar çekilmiş belki en net ve etkileyici resmi. Senaryoda ne bir ajitasyon var, ne bir edebiyat parçalama. Filmde Bergen’i canlandırmanın ötesinde adeta yaşayan Farah Zeynep Abdullah’ın göz dolduran performansı bir yana, ‘eski koca ‘Halis’ karakterine hayat veren Erdal Beşikçioğlu’nun performansı bir yana. Bu karaktere ‘psikopat’ veya ‘sadist’ olarak tanımlayıp, geçmek ise hafif kalır. Çünkü Halis, kadına yalan söylemeyi, aldatmayı, dövmeyi, sövmeyi, aşağılamayı, insan yerine koymamayı normal kabul eden ve ne yazık ki bu davranışları ile toplumda ‘erkek’ kabul edilen buz dağının sadece görünen yüzü. Beşikçioğlu bu rolü öyle başarılı canlandırıyor ki, her mimiği, her bakışı hayatında en az bir kez böyle bir ‘erkekle’ karşılaşan herkese tanıdık geliyor. Eline bir masa örtüsünü sararak yatak odasına kaçan Bergen’i dövmeye gidişi, ertesi gün elinde bir demet gülle gelerek ‘Bir daha sana elimi sürersem’ dedikten sonra kadın kendisini affettikçe dayağın dozunu günden güne artırışı… Hepsi çok tanıdık. Özetle, meşhur ya da sıradan, eğitimli ya da eğitimsiz, pavyonda ya da evinde, ışıltılı kıyafetler ya da basmalar içinde, meziyeti olan ya da olmayan fark etmiyor. Bergen’in filmi bize, Türkiye’nin kanayan yarası kadına yönelik şiddetin resmini bütün detaylarıyla çiziyor. Öte yandan, hafta sonu filmi izlediğim sinema salonunda bütün koltuklar doluydu. İzleyicilerin çoğunluğu ise çiftlerden oluşuyordu. Nefesleri kesen filmin sonunda, ekrana gelen bilgiler ise kan dondurucu. Son sahnede, Bergen’in sesinden ‘Sen Affetsen Ben Affetmem’ şarkısı eşliğinde koltuğuna mıhlanmış, kimi salondan ayrılmak için yerinden doğrulan izleyicinin Bergen’i öldüren katilin sadece 7 ay hapis yattığını öğrendiğinde salonda yankılanan cümleler şuydu: ‘Adalet bu mu ya! Adalete bak!” Evet, ne diyordu Bergen, ‘Beni dinleyin ama benim için üzülmeyin!’ Bergen filmine gidin, yaşamını izleyin. Bu arabesk hikayeyi dinleyin, ama üzülmekle kalmayın. Bergen’i dinleyin ve sonra dönüp kadına yönelik şiddete karşı bugünkü adalet sistemi ne ceza kesiyor, onu sorgulayın.

ERKEK CİNSİ İÇİN MUHTEŞEM BİR ‘AYNA’



Filmdeki en can alıcı sahnenin kocası Halis’in Bergen’i yatak odasında dövdüğü sahne olduğunu söyleyebilirim. Filmi ortaklaşa yöneten Caner Alper ve Mehmet Binay’ın şiddetin pornografisinden kaçınma tercihleriyle takdiri hak ettiği bu sahne, filmi izleyen erkek cinsi için tam bir ayna. Bergen’in buzlu camla kaplı o kapının ardında kocasından hunharca dayak yediği bu sahneyi izleyen bir erkeğin hayatında bir kadına şiddet uygulamamışsa, o an asla uygulamamaya and içtiğine, uygulamış ise oturduğu koltukta yer yarılsa da dibine girsem duygusuyla oturduğuna eminim. Filmin en önemli mesajı ise Halis’in bir hemcinsiyle sohbetinde gizli. Halis’in, peşinden koştuğu halde artık kendisini istemeyen Bergen’in ardından bir hemcinsine atıp tuttuğu, ‘kuyruğu hala dik tuttuğu’ o sahne. ‘O bana yalvardı. Acıdım buna ben, ondan evlendim’ diyor arkadaşına burada, sonra milyonlarca kadını mağdur eden bir zihniyetin özeti olan şu öğüdü veriyor: ‘Kadın dediğin ceylandır, yani avdır. Avlayacaksın ama gözünün içine bakmayacaksın, bakarsan av olursun’.

Haberi Kaynağından oku: Karar

Not : Bu haber karar internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

BergenKadınSahneKocaHalis
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Video Galeri

Yaparsa Kadın Yapar

Güney Kore'den Kuzey Kore'nin devriye gemisine uyarı ateşi

Zamlar AKP’li belediyeyi de vurdu

“485 bin üniversite mezunu kadın işsiz”

Ses Yalıtımlı panel

  • Radyofrekans ile Ağrı Tedavisi
  • Atardamar Nedir?
  • Bel Fıtığı Belirtileri Nelerdir?
  • Beyinde Damar Tıkanıklığı Neden Olur?
  • Damar Hastalıkları Belirtileri
  • Hemoraji Nedir?
  • Heparin Nedir?
  • Baş Ağrısında Orta Meningeal Arter Embolizasyonu
  • Kronik Subdural Kanamada Embolizasyon
  • Varis Tedavisinde Radyofrekans Yöntemi
  • Osteoid Osteoma Radyofrekans Ablasyon
  • Vertebroplasti Nedir?
  • TIPS Nedir?
  • Ameliyatsız Karaciğer Hemanjiomu Tedavisi
  • Kronik Prostatitte Embolizasyon Tedavisi
  • Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümör Ablasyon Tedavisi
  • Kemoembolizasyon (TAKE) Nasıl Yapılır?
  • Hemoroid Embolizasyonu Nedir?
  • Karaciğer Tümörü Tedavisinde Radyoembolizasyon
  • Prostat Embolizasyonu Başarı Oranı
  • Paratiroid Nodül Ablasyonu
  • Kafa İçi Basınç Artışına Neden Olan Serebral Venöz Bozukluk
  • Tiroid Nedir?
  • Sertleşme Sorunu Tanısında İleri Görüntüleme Teknikleri
  • Penil Venöz Kaçak Tedavisi
  • Miyom Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Eagle Sendromu Tedavisi
  • Beyin Anevrizması Embolizasyonu
  • Hidrosel Tedavisi
  • Ameliyatsız Fıtık Tedavisi
  • Tiroid Ameliyatı ve Embolizasyonu Farkı
  • Bel Fıtığı Tedavi Yöntemleri
  • Toplardamar Nedir?
  • Tıbbi Onkoloji Nedir?
  • Omurilik Nedir?
  • Omurga Anatomisi
  • Nodül Nedir?
  • Kanser Çeşitleri Nelerdir?
  • Ablasyon Nedir?
  • Anevrizma Nedir?
  • Topuk Dikeni Belirtileri
  • Kulak Çınlaması Neden Olur?
  • Biyopsi Alınması Tehlikeli Midir?
  • Diyabetik Ayak İyileşir Mi?
  • Serebrovasküler Hastalıklar
  • Karaciğer Kanseri Erken Evre Belirtileri
  • Stent Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?
  • Kanser Çeşitleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle