MENU
  • Haberler
  • Video Galeri
  • Foto Galeri
  • Müzik
  • Sesli Köşe Yazıları
  • medya
  • Sinema
  • news
  • Aktüel
  • Para Kazanma
  • Tanıtım
  • YAZARLAR
  • FOTO GALERİ
  • WEB TV
  • YOL TRAFIK DURUMU
  • Gizlilik Politikası
  • Haber Kaldırma talebi
  • Reklam ve Tanıtım
  • İLETİŞİM
  • Nöbetçi Eczaneler
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
DOLAR32.2053
EURO35.1156
GR ALTIN2500.6
ÇEYREK4111.0
Ankara
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Magazin
  • Spor
  • Teknoloji
  • Sağlık
  • Eğitim
  • Dünya
  • Yemek Tarifleri
Kapat

Özge Mumcu Aybars'tan Saygı Öztürk'e tepki

Ana SayfaHaberlerÖzge Mumcu Aybars'tan Saygı Öztürk'e tepki
Özge Mumcu Aybars'tan Saygı Öztürk'e tepki

Gazetemizin bombalı saldırı sonucu katledilen yazarı Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars, Sözcü yazarı Saygı Öztürk'e tepki gösterdi. Saygı ...

04 February, 2022, Friday 02:03
  • yazdıryorum yazfont küçültfont büyüt
Abone ol

Gazetemizin bombalı saldırı sonucu katledilen yazarı Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu Aybars, Sözcü yazarı Saygı Öztürk'e tepki gösterdi.

Saygı Öztürk'ün, Uğur Mumcu’nun ölüm yıl dönümünde bombalı suikastın ardından tutulan otopsi raporunu yayımlamasına tepki gösteren Özge Mumcu Aybars, “29 yıl sonra otopsi raporu yayınlamak, öldürülenin yakınını canlı yayında azarlamak gazetecilik değildir, bir magazinleştirme çabası, bir olay örtme çabasıdır" dedi.

Özge Mumcu Aybars, Kısa Dalga'da yayımlanan yazısında şunları ifade etti:

"Saygı Bey’in bu tutanağı 28 ya da 29 yıl sonra yeniden paylaşmasına gerek yoktu. Zira şahsım, patlamada babamın bacağının koptuğunu, patlama anında öldüğünü ve de ceketinin içindeki dolmakalemin ikiye ayrıldığını ben gayet iyi biliyorum. Gözlüğü kırılmadı ve de nikah yüzüğü parmağındaydı. Saati de kolunda. Nereden mi biliyorum? Olayı yaşadım ve detaylara 11 yaşından beri gayet hakimim. O ikiye ayrılmış kalem, o nikah yüzüğü ve de o saat babamın odasında özel bir camekanda saklanıyor, saklıyoruz. Buyurun size aklımda kalan otopsi raporunu yazdım. Bu otopsi tutanağı diye aslında otopsi tutanağı olmayan, davaya veyahut soruşturma aşamasına hiçbir katkısı olmayacak, sadece bir insanın bedeninin nasıl parçalara ayrıldığını anlatan bir tutanağı yazısında anlatıyor ve de bir emniyet amirinin Oğuz Demir’i nasıl kaçırdığını; yani yazıda bugüne kadar da değil bizim avukatımızın dahi bile duymadığı detayları aktarıyordu."

"ÖLDÜRÜLENİN YAKININI CANLI YAYINDA AZARLAMAK GAZETECİLİK DEĞİLDİR"

"Bu raporu da hayatını kaybeden kişinin yakınları başta olmak üzere onu seven herkesi üzecek, sadece ceset parçalarını anlatan, travmatik bir belgeyi "gazetecilik" adına aktardığını fark ettim. Peki Saygı Bey, babama bir belge verdiğini iddia ettiğiniz ve de bu belgenin kendisinin ölümüne neden olduğundan dolayı üzüntü hissettiğinizi, bir panelde söylediniz mi, söylemediniz mi? Raporu verdiğinizi beyan ettikten sonra yazdığınız kitap 'İsmet Paşa’nın Kürt Raporu'nun babamın ölümüne yol açtığını samimiyetle düşünüyor musunuz? Ben de bu noktada koskocaman bir boşluk duruyor mesela. Peki Saygı Bey, DGM Savcısı Ülkü Coşkun 'bu cinayeti devlet yapmıştır, siyasi iktidar isterse çözülür' sözünü duydunuz mu? Bu konuda herhangi bir bilginiz ya da yorumunuz var mıdır? 29 yıl sonra otopsi raporu yayınlamak, öldürülenin yakınını canlı yayında azarlamak gazetecilik değildir; bir magazinleştirme çabası, bir olay örtme çabasıdır; kısaca bir mesleğin sonuna yaklaşırken kötü bir mirastır.

Saygı Bey, sadece bu yazıda sorduğum soruları 29 yıl boyunca – yani zamanında yanıtlamadınız; ben aile yakını ve Ankara gazetecilerini yakınen tanıyan ve kulislere görece hakim biri olarak bunların sizden geleceğini beklemedim bile. Kendiniz medyanın yine bir köşesini tutarken, otopsinin yan raporu olduğu anlaşılan o tutanağı canlı yayında gece yarısı açıklayarak veya karşıdaki aile yakınını azarlayarak belki büyük bir araştırmacılık gazetecilik yaptığınızı düşündünüz; bilemiyorum. Babamın cinayetinde halen karanlıkta olan, başta emri kimin verdiği olmak üzere yanıtlanması gereken onlarca soru var. Bunları gündeme getirmek yerine, davaya hiçbir katkısı olmayan, sadece bir bombanın insan bedeni üzerinde yaratacağı tahribatı gösteren bir tutanağı ısrarla gündeme getirmeyi bir lütuf sandığınız gazeteciliğiniz de sizin Türkiye’ye bir mirasınız muhtemelen."

Haberi Kaynağından oku: Cumhuriyet

Not : Bu haber CUMHURİYET internet sitesinden, Yeniistiklal.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak geldiği şekliyle alınmıştır. Bu haberlerin hukuki muhatabı haber kaynaklarıdır. Haberlerle ilgili her tür şikayetinizi [email protected] adresimize gönderebilirsiniz.

OtopsiSaygıYanYakınıGazetecilik
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Bizi Takip Edin
Facebook
Twitter
Instagram
Haberler

Modern Ofislerde Sessizlik ve Verimlilik: Akustik Çözümler Ön Plana Çıkıyor

İzmir’de Avukat Seçerken Dikkat Edilecekler

İlk Kez Av Tüfeği Alacakların Bilmesi Gereken 5 Yasal Zorunluluk

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları’ndan 23 Nisan Haftasında Çocuklara Özel Kampanya

Yeni İstiklal - Kıbrıs Haber- Kıbrıs Haberleri
Gizlilik PolitikasıHaber Kaldırma talebiReklam ve TanıtımRSSSitemapSitene EkleArşivİletişim
SOSYAL MEDYA BAĞLANTILARI
FACEBOOKTWITTERINSTAGRAMLINKEDINYOUTUBE

Kıbrıs Haber | Yazılım: Onemsoft

Haber GönderFirma Ekleİlan Ekle