Anne karnındaki bebeklerde tümör vakalarında artış gözlemleniyor. Son 5 yılda yaklaşık 20 bebekte tespit edilen bu vakaların çoğu ameliyat gerektiriyor.
Anne karnındaki bebeklerde görülen tümör vakalarında son 5 yılda yaklaşık 20 vaka tespit edildiği bildirildi. Bu vakaların önemli bir kısmının ameliyat gerektirdiği belirtildi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anadal ve Çocuk Ürolojisi Yandal Uzmanı Prof. Dr. Mustafa İmamoğlu, yeni doğan dönemindeki hastalıkların çoğunun anne karnındaki gelişim sürecinden kaynaklandığını vurguladı.
İmamoğlu, yeni doğan döneminin anne karnının devamı niteliğinde olduğunu belirterek, bu dönemde karşılaşılan hastalıkların önemli bir bölümünün anne karnındaki gelişim sürecinden kaynaklandığını ifade etti. Yeni doğanlarda en sık bağırsak sistemi ve idrar yollarıyla ilgili hastalıkların görüldüğünü, daha nadir olarak ise kist ve tümörlerle karşılaşıldığını kaydetti. Bebeklerin karın içi anormalliklerinin gebeliğin son aylarında tespit edilebildiğini söyledi.
Prof. Dr. Mustafa İmamoğlu, son beş yılda yaklaşık 18-20 karın içi kist ve tümör vakası gördüklerini belirtti. Bu vakaların önemli bir kısmının anne karnında tanı aldığını aktardı. Kistleri içinde su bulunan balonlar, tümörleri ise karpuz benzeri katı kitleler olarak tanımladı. Gebeliğin son birkaç ayı içerisinde ultrason ve bazen de MR gibi yardımcı yöntemlerle bu anormalliklerin tespit edilebildiğini söyledi. Kistlerin çoğunlukla iyi huylu ve bağırsak kaynaklı olduğunu, daha az sıklıkla böbrek kaynaklı olabildiğini ekledi.
İmamoğlu, tümörlerin iyi huylu ve kötü huylu çeşitlerinin bulunduğunu ve genel olarak yüzbinde yedi oranında görüldüğünü belirtti. Son beş yılda tespit edilen yaklaşık 20 vakanın önemli bir kısmının ameliyat gerektirdiğini dile getirdi. En sık görülen tümör türlerinin anne karnındaki gelişim sürecinden kaynaklanan teratomlar ve sinir hücresi kaynaklı tümörler olduğunu, ayrıca karaciğer ve böbrek kaynaklı tümörlerin de görülebildiğini ifade etti. Kötü huylu tümörlerin doğumun hemen ardından, bebeklik döneminde, bir ila üç ay içinde ameliyat edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür sorunları olan hastalara, yoğun bakım ve çocuk cerrahisi imkanlarının bulunduğu merkezlerde doğum yapmaları tavsiyesinde bulundu.
İmamoğlu, yüzbinde bir oranında görülse bile bu tür vakalarla daha sık karşılaştıklarını, özellikle böbrek kaynaklı ciddi tümör vakaları gördüklerini söyledi. Erken tanı, anne karnından başlayan takip ve tedavi süreçlerinin çocuklar için hayat kurtarıcı olduğunu belirtti. Bu hasta grubunun doğum öncesi ve sonrası doğru yönetilmesiyle yüz güldürücü sonuçlar alındığını ifade etti. KTÜ Tıp Fakültesi’nin geniş bir bölgeden hasta kabul etmesi nedeniyle bu vakalarla daha sık karşılaştıklarını dile getirdi.
Doğal yoldan gebeliklerin azaldığını ve doğumların ileri yaşlara ertelendiğini belirten İmamoğlu, çevresel faktörler, yaşam tarzı ve genetik etkenlerin rol oynadığını söyledi. Uzmanlık alanlarının derinleşmesi ve teknolojik gelişmelerin tanısal tetkikleri hassaslaştırdığını, bu nedenle hastalıkları yakalama ve fark etme şansının arttığını ifade etti. İmamoğlu, devletin yeni doğan alanına, yoğun bakımlara, çocuk hastalıkları ve cerrahisi alanındaki insan kaynağına yatırım yapması gerektiğini vurguladı. Çocuk cerrahisi gibi uzmanlık alanlarının az tercih edilmesi nedeniyle insan kaynağının azaldığına dikkat çekerek, bu alandaki insan kaynağının artması için çaba gösterilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap