Uzmanlar, sonbaharla birlikte artan influenza riskine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Belirtiler başladığında ilk 48 saatte müdahale kritik önem taşıyor.
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kristine Koyunseven, sonbaharla birlikte artan influenza vakalarına karşı uyarılarda bulundu. Dr. Koyunseven, influenzanın A ve B tipleriyle mevsimsel gribe neden olan ve genetik yapısı değişebilen bir virüs olduğunu belirtti. Bu değişkenlik, virüsün her yıl yeniden dolaşıma girmesine ve grip aşılarının düzenli güncellenmesine yol açıyor.
Influenzanın ani başlayan ateş, kuru öksürük ve kas ağrıları ile kendini gösterdiğini belirten Dr. Koyunseven, boğaz ağrısı, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve bulantının da eşlik edebileceğini ifade etti. Özellikle 65 yaş üzeri bireyler, gebeler, kronik hastalığı olanlar ve obezite hastalarında hastalığın daha ağır seyredebileceğine dikkat çekti.
Dr. Koyunseven, bazı basit önlemlerle influenzadan korunmanın mümkün olduğunu vurgulayarak, 7 etkili yöntem sıraladı. En etkili korunma yöntemlerinden biri olarak yıllık grip aşısını gösterdi. Aşı içeriğinin virüslerin değişimine göre her yıl güncellendiğini ve 6 ay üzerindeki herkesin aşı yaptırmasının faydalı olduğunu belirtti. Aşı, hastalığın ağır seyretme ve ciddi sonuçlara yol açma riskini azaltıyor. Antikor korumasının zirveye ulaşması yaklaşık 2 hafta sürer ve aşı tercihen Ekim sonuna kadar yapılmalıdır.
Sağlıklı ve dengeli beslenmenin bağışıklık sistemini desteklediğini, ancak tek başına koruyucu olmadığını hatırlattı. Yeterli ve kaliteli uykunun da bağışıklık savunmasını güçlendirerek enfeksiyon riskini azalttığına değinen Dr. Koyunseven, el hijyeninin önemini vurguladı. Virüsün eller aracılığıyla göz, burun ve ağız yoluyla bulaşmasını önlemek için ellerin su ve sabunla düzenli yıkanması gerektiğini söyledi.
Hasta kişilerle temastan kaçınmanın ve hasta kişilerin evde dinlenmesinin bulaşı azaltmada kritik rol oynadığını belirtti. Kapalı ve kalabalık ortamlarda sık sık havalandırma yapılmasının havadaki virüs yoğunluğunu düşürdüğünü ifade etti. Maske kullanımının da solunum parçacıklarının yayılımını azaltarak hem bulaşmayı hem de kişisel maruziyeti azalttığını ancak tek başına yeterli olmadığını, diğer önlemlerle birlikte uygulanması gerektiğini ekledi.
Dr. Koyunseven, antiviral ilaçların hastalık süresini kısaltabileceğini ve komplikasyonları azaltabileceğini belirtti. Bu ilaçlardan en yüksek faydanın sağlanabilmesi için belirtilerin başlamasından sonraki ilk 48 saat içinde tedaviye başlanmasının önemini vurguladı. Ağır seyreden vakalarda ise 48 saat geçse dahi hekim değerlendirmesiyle tedaviye başlanabileceğini sözlerine ekledi.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap